« Önceki |

Mayıs. 25, 2008

PEKİ SİYASETÇİLER NE DİYOR?

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda bu akşam Almanya ile oynanacak kritik maç öncesi, ''Terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz'' dedi.

Terim, Türkiye'nin tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonası'nda yarı final oynadığını ancak kendisi için hedeflerin bitm
Türkiye ve Almanya, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda bu akşam oynanacak yarı final maçına kilitlendi. Siyasiler de, maçın skoruna ilişkin tahminlerde ve yorumlarda bulundu...

TÜRKİYE
 
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "İnanıyorum ki yine güzel bir maç olacak. İnanıyorum ki yine büyük bir coşkuyu hep beraber yaşayacağız" dedi.

Gül, "Maç sonrası herkesin coşkusunu kontrol etmesini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Her ne kadar defalarca söylendiyse de maalesef sevincimizi gölgeleyen olaylar oluyor. Bu sefer inşallah bunlar olmaz" diye konuştu.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, "Her maç gelince 'en zor maç' diyoruz. Bu maç da en zor maçlardan bir tanesi. Fakat milli takımımıza bir güven geldiğine inanıyorum. Artık öyle veya böyle son saniye de olsa maçı alacaklarına inanıyorum. Bu özgüvenle çıkacakları için bu engeli aşacağımıza inanıyorum" dedi.

Çelik, skor tahmini sorusuna, "2-1 alırız diye düşünüyorum" yanıtını verdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Bizim çılgın Türkler bu akşam da bizi mutlu edecek inşallah ve Türk gençliği olarak da bundan sonra, bu maçtan sonra önemli atılımlar inşallah yapılacak. Dün yasa da çıktı, onların maaşa bağlanması ve bundan sonraki hayatlarında daha mutlu yaşamaları için. Bu akşam da inşallah sevineceğiz" diye konuştu.

Bakan Güler, maçla ilgili skor tahminin olmadığını da söyledi.
 
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, milli takımda sakat ve cezalı oyuncular bulunmasına rağmen geri kalan futbolcuların da başarılı sonuç alacaklarına inandığını söyledi.

Skor tahmininde bulunması istenen Şahin, "Takımımız eksik, sakatlarımız çok. Cezalımız var ama geri kalan futbolcularımızın da ellerinden çabayı ortaya koyacaklarına ve başarılı sonuç alacaklarını inanıyorum. İçimdeki duygu finale kalacağımız şeklindedir. İnşallah başarırız" diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, "Ümit ediyorum ki, bugün Almanya karşısında milli takımımız, eksikliklere rağmen ve arkasında 70 milyonun gücünü de hissederek önemli bir başarıya imza atacaktır. Temennim budur. Olmaz olmaz demeyin, kupayı bile alabiliriz" dedi.
 
Eski Başbakanlardan ve Bağımsız Rize Milletvekili Mesut Yılmaz, "İnşallah, penaltılarla finale kalacağız" dedi.
 
Türkiye'nin Berlin Büyükelçisi Ahmet Acet, bu maçın Almanlar ve Türkler için birbirlerine farklı bir açıdan bakmaları yönünde büyük bir fırsat olduğunu belirterek, Almanların ve Türklerin birlikte kutlama yapmalarını istedi.
 
Almanya Türk Toplumu (TGD) Genel Başkanı Kenan Kolat, milli takımın zafer elde etmesi durumunda Türklerin Almanlarla eşit düzeyde oldukları duygusunu yaşayacaklarını söyledi.

ALMANYA
 
Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, Almanya'nın Türkiye'ye karşı kazanacağı tahmininde bulundu.
 
Almanya Başbakanı Angela Merkel, "Öncelikle güzel ve adil bir maç olmasını diliyorum, daha sonra da Alman takımına şans diliyorum. Ben de izleyeceğim ve heyecanlanacağım" dedi.
 
Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, hiç kimsenin bu güzel futbol şölenini bozmayı düşünmemesi umudunu dile getirdi.eyeceğini söyledi.

Terim, dün düzenlediği basın toplantısında, Almanya'dan çekinmediklerini ifade ederek, "Ne ben, ne de oyuncularım bugün bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz. Turnuva başında benim oyuncularımı dünya pek az tanımıyor demiştim. Şimdi kendimizi yeterince tanıttık. Yarın (bugün) terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu.

Futbolda mucize diye bir şey tanımadığını dile getiren Terim, "Mucize ve şans diyenlere gülüyorum. Einstein, (her şeyi mucize olarak görüp yaşayanlar ve hiçbir şeyin mucize eseri olmayacağına inananlar) diye iki gruba ayırıyor insanları. Ben ikincisine inananlardanım. İnançlı, azimli bir takım yarattık" dedi.
 
"Bizim buradaki başarımız Gazze'den Irak'a kadar birçok insanı aynı bayrak altında sevinmek üzere sokaklara döktü" diyen Terim, milyonlarca insana dertlerini geçici bir süre unutturdukları için mutlu olduklarını söyledi.
 
Terim, finalde rakiplerinin kim olacağının kendilerini ilgilendirmediğini kaydederek, "Finale biz çıkalım da öbür taraftan kim çıkarsa çıksın önemli değil. Sakatların cezalıların arkasına sığınamayız. Finale biz bu ekiple çıkalım her türlü zorluğu da aşarız" diye konuştu.
 
Alman Milli Takımı Teknik Direktörü Joachim Löw ise, Türkiye'nin 15 yıl önce maçların seyrini değiştirebilecek güce sahip olmadığını, şimdi ise farklı bir durumla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Löw, dün Basel kentinde düzenlenen basın toplantısında, Türk oyuncuların mücadele ruhundan takdirle söz ederek, "Türkler 15 yıl önce maçların seyrini değiştirebilecek güçte değildiler. Bu yeni bir durum" dedi.

Alman Milli Takımı'nda sakat oyuncunun bulunmadığını belirten Löw, "Heyecanlı ve yoğun tempolu bir maç olmasını bekliyorum" diye konuştu.

Löw, Türk Milli Takımı'nın moral gücünün yüksek olduğunu vurgulayarak, "Türkler hırslı ama biz de bu maça hazırız. Ben Türkiye'de çalışırken Türk futbolu bu kadar güçlü değildi. Şimdi teknik olarak birkaç yılda çok geliştiler. Bunu da grupta ve çeyrek final maçlarını kazanarak gösterdiler" ifadelerini kullandı.

Bu arada, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de karşılaşmayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile izleyeceği bildirildi.

Dünyaca ünlü İspanyol şarkıcı Enrique Iglesias da, Türkiye-Almanya yarı final maçıyla ilgili olarak, "Şans Türklerden yana" dedi.

Iglesias, Alman Bild gazetesinin internet sayfasına yaptığı açıklamada, Almanya'nın turnuvalarda istikrarlı olduğunu savunarak, "Özellikle baskı altında oldukları zaman iyiler. Şimdi de favoriler. Ancak önceden hiçbir şey bilinmez. Son maçlar şunu gösterdi: Şans Türklerden yana" yorumunu yaptı.

İspanya'nın finale çıkmasını umduğunu da ifade eden Iglesias, İspanya'nın Almanlar'a, belki de Türkler'e karşı final oynayacağını, İspanya'nın bu kez gerçekten Avrupa Şampiyonu olma şansının bulunduğunu kaydetti.

Mayıs. 25, 2008

TERİM:TERİMİZİN SON DAMLASINA KADAR..

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda bu akşam Almanya ile oynanacak kritik maç öncesi, ''Terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz'' dedi.

Terim, Türkiye'nin tarihinde ilk kez Avrupa Futbol Şampiyonası'nda yarı final oynadığını ancak kendisi için hedeflerin bitmeyeceğini söyledi.

Terim, dün düzenlediği basın toplantısında, Almanya'dan çekinmediklerini ifade ederek, "Ne ben, ne de oyuncularım bugün bulunduğumuz noktayı yeterli görmüyoruz. Turnuva başında benim oyuncularımı dünya pek az tanımıyor demiştim. Şimdi kendimizi yeterince tanıttık. Yarın (bugün) terimizin son damlasına kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu.

Futbolda mucize diye bir şey tanımadığını dile getiren Terim, "Mucize ve şans diyenlere gülüyorum. Einstein, (her şeyi mucize olarak görüp yaşayanlar ve hiçbir şeyin mucize eseri olmayacağına inananlar) diye iki gruba ayırıyor insanları. Ben ikincisine inananlardanım. İnançlı, azimli bir takım yarattık" dedi.
 
"Bizim buradaki başarımız Gazze'den Irak'a kadar birçok insanı aynı bayrak altında sevinmek üzere sokaklara döktü" diyen Terim, milyonlarca insana dertlerini geçici bir süre unutturdukları için mutlu olduklarını söyledi.
 
Terim, finalde rakiplerinin kim olacağının kendilerini ilgilendirmediğini kaydederek, "Finale biz çıkalım da öbür taraftan kim çıkarsa çıksın önemli değil. Sakatların cezalıların arkasına sığınamayız. Finale biz bu ekiple çıkalım her türlü zorluğu da aşarız" diye konuştu.
 
Alman Milli Takımı Teknik Direktörü Joachim Löw ise, Türkiye'nin 15 yıl önce maçların seyrini değiştirebilecek güce sahip olmadığını, şimdi ise farklı bir durumla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Löw, dün Basel kentinde düzenlenen basın toplantısında, Türk oyuncuların mücadele ruhundan takdirle söz ederek, "Türkler 15 yıl önce maçların seyrini değiştirebilecek güçte değildiler. Bu yeni bir durum" dedi.

Alman Milli Takımı'nda sakat oyuncunun bulunmadığını belirten Löw, "Heyecanlı ve yoğun tempolu bir maç olmasını bekliyorum" diye konuştu.

Löw, Türk Milli Takımı'nın moral gücünün yüksek olduğunu vurgulayarak, "Türkler hırslı ama biz de bu maça hazırız. Ben Türkiye'de çalışırken Türk futbolu bu kadar güçlü değildi. Şimdi teknik olarak birkaç yılda çok geliştiler. Bunu da grupta ve çeyrek final maçlarını kazanarak gösterdiler" ifadelerini kullandı.

Bu arada, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de karşılaşmayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile izleyeceği bildirildi.

Dünyaca ünlü İspanyol şarkıcı Enrique Iglesias da, Türkiye-Almanya yarı final maçıyla ilgili olarak, "Şans Türklerden yana" dedi.

Iglesias, Alman Bild gazetesinin internet sayfasına yaptığı açıklamada, Almanya'nın turnuvalarda istikrarlı olduğunu savunarak, "Özellikle baskı altında oldukları zaman iyiler. Şimdi de favoriler. Ancak önceden hiçbir şey bilinmez. Son maçlar şunu gösterdi: Şans Türklerden yana" yorumunu yaptı.

İspanya'nın finale çıkmasını umduğunu da ifade eden Iglesias, İspanya'nın Almanlar'a, belki de Türkler'e karşı final oynayacağını, İspanya'nın bu kez gerçekten Avrupa Şampiyonu olma şansının bulunduğunu kaydetti.

Nisan. 11, 2008

Massa kupasını Gül'den aldı

Yarış sonrası düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Gül, birincilik kupasını verip Massa'yı kutladı.



  

11 Mayıs 2008 17:02


Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, yarışın ikincisi Vodafone McLaren Mercedes pilotu Lewis Hamilton'a, TOSFED Başkanı Mümtaz Tahincioğlu da yarışın üçüncüsü Ferrari pilotu Kimi Raikkonen'e kupalarını verdi.

Felipe Massa, İstanbul'da üst üste 3. kez kazandığı yarış sonrası son derece mutluydu.

Aracından indikten sonra seyircileri selamlayan ve parmaklarıyla 3 işareti yapan Massa, Cumhurbaşkanı Gül'den kupayı aldıktan sonra da zıplayarak sevincini gösterdi.

Nisan. 11, 2008

ANKETİMİZDE GALATASARAY ŞAMPİYON OLACAK DEDİ ..

Anketimiz 200-2008 turkcell super lig basladıktan sonra oylamaya açılmıstı ve siz sayın ziyaretçilerimizin oyları ilede galatasaray s.k sampiyon seçildi

  GALATASARAY 33.16 % (512)
  BEŞİKTAŞ 24.68 % (381)
  FENERBAHÇE 22.67 % (350)
  TRANZONSPOR 19.49 % (301)
Toplam oy: 1544

Nis. 24, 2008

MAÇA AZ KALDI...

Galatasaray ile oynayacakları derbide tansiyonun çok yüksek olacağını belirten Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel, ''ortamı daha da germenin gereği yok'' dedi.

Volkan, "maçın tansiyonu zaten çok yüksek olacak. Bir de bunların yanına başka şeyler ekleyerek havayı daha da ağırlaştırmanın, ortamı daha da germenin bir gereği yok" dedi.
 
Fenerbahçe'nin milli kalecisi, Turkcell Süper Lig'de 70'er puanla zirveyi paylaştıkları Galatasaray ile Pazar günü Ali Sami Yen'de oynayacakları derbi hakkındaki görüşlerini, kulübünün resmi web sitesinde açıkladı.
 
Volkan, ezeli rakipleriyle oynadıkları Fortis Türkiye Kupası maçında Lincoln ile yaşadığı çirkin olaylar ve hafta içinde verilen demeçler konusunda şunları kaydetti:
 
"Tansiyon zaten çok yüksek olacak. Bu her Galatasaray-Fenerbahçe maçı için geçerli olan bir şey. Bu maç puan durumu ve klasman açısından ligin belki de en önemli maçı haline geldi. Bütün bunlar maçın büyüklüğünün sebepleri. Havayı daha da ağırlaştırmanın, ortamı daha da germenin bir gereği yok."
 
"Biz futbolcuyuz ve burada işimizi yapıyoruz. İşimiz en iyi şekilde hazırlanıp, çıkıp sahaya topumuzu oynamak" diyen Volkan şöyle devam etti:
 
"Bunun dışında kafamızı yormamız gereken bir şey yok. Takımdaki tüm arkadaşlarım, görev alacakmış gibi tüm gücüyle, tüm düşüncesiyle derbi maça ve galibiyete hazırlanıyor. O yüzden bizim bu sözlerle, bu demeçlerle uğraşacak, bunlara göre tavır takınacak durumumuz yok. Biz sadece galibiyeti düşünüyoruz. Biz profesyoneliz, sahayı çıkıp işimizi yapacağız."
 
Volkan Demirel, derbi maçtan çıkacak sonucun ligin şampiyonunu belirleyebileceğini söyledi.
 
Volkan, "bütün bir sezonun ağırlığını bu maçta hissedeceğiz. Bu durum, rakip Galatasaray için de geçerli. Bizim klasmanda küçük de olsa bir avantajımız var. Ancak biz bunu hiç dikkate almadan galibiyet için sahaya çıkacağız. Herkesin kafasında bu maçı alıp rahatlamak var" diye konuştu.
 
Volkan Demirel, Galatasaray ile yaptıkları Fortis Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında Galatasaray'ın Brezilyalı oyuncusu Lincoln ile yaşadığı gerginlik sonrası kırmızı kart görüp, dört maç ceza almıştı.

Nis. 15, 2008

KULUPLER BİRLİĞİ İLK KEZ YENİ BASKANIYLA TOPLANDI.....

Kulüpler Birliği, Aziz Yıldırım başkanlığında ilk toplantısını yaptı. Kulüpler Birliği Kupası adı altında bir turnuva organize edilmesi ve yayın gelirlerinin dağıtımında belirlenecek kriterlerin saptanması için komisyon kurulmasına karar verildi.

Turkcell Süper Lig Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı Aziz Yıldırım başkanlığında İstanbul'da yapılırken, toplantıya Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan da katıldı.
 
Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor kulüpleri başkanlar seviyesinde olmak üzere, tüm kulüplerin yetkililerinin katıldığı toplantıda Aziz Yıldırım ilk kez Kulüpleri Birliği başkanı olarak bulundu.
 
Yaklaşık üç saat süren toplantının ardından hazırlanan açıklama metnini basın mensuplarına Göksel Gümüşdağ okurken, Kulüpler Birliği'nin İstanbul ofisinin oluşturulması ve profesyonel bir örgütlenmeye gidilmesi konusunda görüş birliğine varıldığı kaydedildi.
 
Açıklamada, son günlerde yaşanan hakem tartışmaları ile ilgili, "hakemlik müessesinin geleceğiyle ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmuştur. Futbol ailesinin bireyleri olarak, futbolun yönetimine güvenin tam olduğu tekrarlanmıştır" ifadesine yer verildi.
 
TFF Başkanı Hasan Doğan'ın, federasyon tarafından yapılan çalışma ve projeler hakkında kulüp temsilcilerine bilgi aktardığı kaydedilen açıklamada şu cümleler yer aldı:
 
"Hasan Doğan, futbolun marka değerinin yükseltilmesi konusunda Antalya'da yapılacak bir ortak toplantıya ilişkin davette bulunup, bilgi vermiştir. Kulüplerin yeni gelir kaynaklarının neler olabileceği görüşülmüş, kulüp başkanlarımızın federasyondan beklentileri aktarılmıştır.
 
"Federasyon başkanı Hasan Doğan, yayın gelirleri ve dağıtım kriterleri ile ilgili, yıllara göre rakamsal bilgiler vermiş, dağıtım kriterleri ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmuştur. Yayın gelirlerinin dağıtımı kriterleriyle ilgili çalışma yapmak üzere bir çalışma komisyonu oluşturulmuştur."
 
Yeni sezonda, tüm geliri Kulüpler Birliği Vakfı'na kalacak yeni bir kupa organize edileceği açıklandı.
 
Organizasyonun, sezon başında belirlenecek bir takvime uygun olarak gerçekleştirileceği dile getirilirken, "ayrıntıları daha sonra kamuoyu ile paylaşılacak, Kulüpler Birliği Kupası adı altında bir turnuvanın yapılmasına oy birliğiyle karar verilmiştir" denildi.
 
Göksel Gümüşdağ, toplantı çıkışında yaptığı açıklamada, ligin kalan haftalarında düşme hattındaki ve şampiyonluk yarışındaki takımların maç programının ayrıca düzenlenebileceğini ve karşılaşmaların aynı saatlerde oynanabileceğini söyledi.

Nis. 9, 2008

Massa BMW hakkında kararsız

Bahreyn Grand Prix'sinin galibi Felipe Massa, markalar klasmanı lideri BMW Sauber'in, şampiyonanın gidişatını nasıl etkileyeceği konusunda kararsız olduğunu söyledi.

Massa, sezonun üçüncü yarışı sonunda liderliğe yükselen BMW Sauber'in ciddi bir şampiyonluk adayı olacağı yorumunu yapmak için erken olduğunu söyledi:
 
"Geride kalan üç yarış sonunda BMW'nin kendini geliştirdiği gerçeği açıkça ortada. Ama gelecek yarışlarda McLaren'den puan çalarak işimizi kolaylaştıracaklar mı yoksa ciddi bir şampiyonluk adayı mı olacaklar, kararsızım."
 
Bahreyn'de birinciliği elde ederek bu sezon ilk puanlarını alan Ferrari'nin Brezilyalı pilotu, "şu an McLaren ve BMW aynı seviyede görünüyor, ikisini de dikkatle takp edeceğiz. Belki bu durum bize yarayabilir, bekleyelim ve gelecek yarışta ne olacağını görelim" dedi.
 
McLaren'in ilk üç yarış dikkate alındığında geçtiğimiz sezonki gücünde olmadığını belirten Felipe Massa, "BMW-Sauber'in gösterdiği ilerleme hariç bu sezon henüz beni şaşırtan bir şey olmadı" ifadelerini kullandı.
 
McLaren'in geçtiğimiz yıl ilk üç yarışta topladığı puanlarla Ferrari'nin işini çok zorlaştırdığını hatırlatan Massa, "bu yıl aynı durum tekrarlanmadı. Şu ana kadar istediğimiz kadar çok puan alamadık ama aynı şey onlar için de geçerli. 2007'ye göre biraz daha istikrarsız gibiler" dedi.
 
Felipe Massa, finiş göremediği Avustralya ve Malezya yarışlarında yaptığı hataların, Bahreyn yarışı öncesi kendisinde baskı ve endişe yaratmadığını sözlerine ekledi.

Nis. 9, 2008

BÖYLEDE OLMAZKİ AMA....

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanşında Londra'da Chelsea'ye 2-0 yenilerek kupadan elendi.

Fenerbahçe, Kadıköy'de 2-1 yendiği Chelsea'ye Londra'da 2-0 yenilerek Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne çeyrek finalde veda etti.
 
Maçın başında Ballack'ın golüne engel olamayan sarı-lacivertliler, son dakikalarda Gökhan Gönül ve Kazım Kazım ile turu getirecek gole yaklaştı ancak Hilario'yu geçemedi. Sonucu bitime üç dakika kala Lampard belirledi.
 
Chelsea yarı finalde Liverpool ile karşılaşacak. Liverpool ilk maçta 1-1 berabere kaldığı Arsenal'i 4-2 yenerek eledi.
 
Fenerbahçe maça Kezman'ın yerine Semih ile çıkarken, Uğur Boral'ın yerine ilk maçta gol atan Kazım forma giydi. Cezalı olduğu için ilk maçta oynamayan rövanşta ilk 11'e geri dönerken, Kayseri karşısında hazır görüntü vermeyen Roberto Carlos, Zico tarafından kadroya alınmadı.
 
Evsahibi Chelsea'de ilk maçtan tek değişiklik Florent Malouda yerine Salomon Kalou'ydu. Fildişili forvet, soldan taşıdığı topla Fenerbahçe savunmasını zorladı.
 
Sarı-lacivertliler Ballack'ın henüz dördüncü dakikada kafayla attığı golle yenik duruma düşmesine rağmen ilk yarıda başabaş bir mücadele sergiledi.
 
Ballack'ın golün ve Joe Cole'un sekizinci dakikada direkten dönen vuruşundan sonra dengeyi kuran Fenerbahçe, net fırsatlar yakalayamasa da rakip kaleyi zorladı. 
 
Alex'in tehlike yaratan serbest vuruşlarından bir tanesinde savunmanın arkasına sarkan Lugano uygun durumda kafa vuruşunu istediği gibi yapamadı. Bu, sarı- lacivertlilerin ilk yarıda Chelseas kalesinde yarattığı en önemli tehlikeydi.
 
Chelsea ise ilk 10 dakikadaki etkili ataklarından sonra sadece 33. dakikada Volkan'ın kurtardığı Drogba'nın ceza sahası içinden sert bir şutuyla tehlikeli oldu.
 
İlk yarıda Chelsea'nin zorunlu kaleci değişikliği dışında ikinci yarıya iki takım da aynı 11'ler ile başladı. Fenerbahçe teknik direktörü Zico ile değişiklik hakkını 60. dakikada Maldonado'nun yerine Kezman'ı alarak yaptı.
 
Fenerbahçe ikinci yarıda rakip kalede daha fazla görünmesine rağmen ilk yarıda olduğu gibi net fırsatlar bulamadı. 82'de Gökhan Gönül  ve bir dakika sonra Kazım'ın tehlikeli şutlarında Hilario gole izin vermedi.
 
İngiliz takımı ise sarı-lacivertlilerin risk alarak oynamasını değerlendirmeye çalıştı ama kaleci Volkan kritik kurtarışlarla takımının son dakikaya kadar tur şansı kovalamasına yardım etti.
 
87'de Lampard ile iki farkı yakalayan Chelsea karşısında, uzatmalar dahil kalan yedi dakika Fenerbahçe'ye maçı uzatacak golü getirmeyince sarı-lacivertlilerin bu sezon için Avrupa macerası sona ermiş oldu. 
 


 
Chelsea: Cudicini (26' Hilario); Ashley Cole, Carvalho, Terry, Makelele, Essien, Lampard, Ballack, Joe Cole (85' Malouda), Drogba, Kalou (58' Belletti)
 
Fenerbahçe: Volkan; Lugano, Vederson (89' Ali Bilgin), Gökhan Gönül, Edu, Aurelio, Maldonado (60' Kezman), Alex, Kazım Kazım, Deivid, Semih (75' Uğur Boral)

Goller: 4' Ballack, 87' Lampard
 
Sarı kart: Essien, Carvalho

Hakem: Herbert Fandel (Almanya)
 
Stat: Stamford Bridge
 

 
90'+4', Herbert Fandel maçı bitiren düdüğü çaldı, ilk maçı 2-1 kazanan Fenerbahçe rövanşı 2-0 kaybedince Şampiyonlar Ligi'ne çeyrek finalde veda etti...
 
90', hakem üç dakikalık uzatmayı işaret etti...
 
87' Essien Vederson'u çalımlayıp sağdan ceza alanına girdi, kale ağzına kestiği topu Lampard ağlara gönderdi: 2-0...
 
83', Kazım'ın ceza sahası dışından çektiği sert şutta Terry'e çarpan topu Hilario son anda yumruklayarak gole izin vermedi...
 
82', rakibinden sıyrılan Uğur soldan ortaladı, arka direkten Gökhan Gönül gelişine vurdu, savunmaya çarpıp hızını kaybeden topu Hilario son anda çeldi...
 
78', Drogba'nın 25 metreden kullandığı frikikte Volkan topu kornere çeldi...
 
77, ani gelişen Chelsea atağında Volkan zamanında ileri çıkarak rakip oyuncuya vurma şansı vermedi ve mutlak golü önledi... 
 
76', ceza sahası içinde oluşan karambolde Chelsea savunması Kezman'ın önünü kapatarak şut şansı vermedi...
 
75', Lugano'nun ceza sahası dışından çektiği şutta top Terry'e çarpıp dışarı gitti ama hakem aut kararı verdi... Bu dakika içinde Zico, Semih'in yerine oyuna Uğur Boral'ı aldı...
 
67', Drogba'nın ceza sahasının hemen dışından çektiği şutta yerden giden top Volkan'da kaldı...
 
65', rakip kalede baskı kuran Fenerbahçe savunmada boşluk bulmaya çalışıyor... Gökhan Gönül'ün ceza ahasıba sahasının içinde çektiği şut savunmaya takılıp kaleye ulaşmadı..
 
60', Fenerbahçe'de ilk oyuncu değişikliği; Maldonado'nun yerine Chelsea'nin eski oyuncusu Mateja Kezman girdi...
 
58', Chelsea'de Kalou'nun yerine Juliano Belletti girdi...
 
51', sağdan Fenerbahçe ceza alanına yerden kesilen topa kimse dokunamadı, Kalou'nun hareketlendiği topa kaleci Volkan da çıktı, Kalou ceza alanı içinde ve aut çizgisinin yanında sahip olduğu meşin yuvarlağı Volkan'ın baskısına rağmen kullanmaya çalışırken Lugano yerinde bir müdaheleyle topu uzaklaştırdı...
 
47', Drogba ceza alanı içinde sırtı dönük aldığı topu dönerek kaleye şutladı, Volkan üzerine gelen topa fazla zorlanmadan sahip oldu...
 
46', ikinci yarıya başlarken iki takımda da oyuncu değişikliği yok...
 
45'+1' Herbert Fandel ilk yarıyı bitirdi...
 
33', organize gelişen Chelsea atağında Joe Cole'un göğsüyle indirdiği topa ceza alanı içinde Drogba bekletmeden vurdu, Volkan yatarak topa sahip oldu...
 
31', Alex'in Chelsea yarı sahasının ortasından kullandığı serbest vuruşta ceza alanı içinde savunmanın arkasına sarkan Lugano kafayı vurdu, top az farkla hedefi bulmadı...
 
30', Lugano'nun pasıyla hızlı gelişen Fenerbahçe atağında Alex-Semih paslaştı, topla son buluşan Semih'in ceza alanı dışından falsolu şutunda top az farkla auta gitti...
 
26', sakatlanan Chelsea kalecisi Cudicini yerini Hilario'ya bıraktı...
 
22', Drogba Gökhan'ı çalımladı, ceza sahasının sol köşesinden şutunu çekti, top üstten auta gitti...
 
21', Deivid soldan ortaladı, arka direkteki Kazım topa uzak kaldı...
 
20', Deivid 40 metreden şansını denedi...
 
15', Alex Chelsea yarı sahasının ortasından kullandığı serbest atışta topu akıllı şekilde savunmanın arkasına kaldırdı, ceza alanı içinde Deivid kafayla Semih'in önüne indirmeye çalıştı ama rahat durumda olmasına rağmen istediğini yapamadı...
 
8', Kalou Gökhan Gönül'e rağmen sağdan ceza alanına girdi, sıfıra inip ortaya çevirdi, ön direkte ayak koyan Joe Cole'un vuruşunda top direkten döndü, pozisyonun devamında Ballack ceza sahası dışından şutunu çekti, Volkan yatarak topa sahip oldu...
 
4', sağdan Joe Cole'un kullandığı serbest atışta ceza alanı içinde Ballack kafayı vurdu ve topu Volkan'ın sağından ağlara gönderdi: 1-0...
 
1', Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanş karşılaşmasına Fenerbahçe başladı...
 

Nis. 8, 2008

TARİHİ MAÇA SAATLER KALDI .....

Fenerbahçe, Avrupa Şampiyonlar Ligi çeyrek final rövanşında bugün İngiltere'nin Chelsea takımıyla deplasmanda karşılaşacak.

Bu sezon Avrupa kupalarında başarılı bir performans ortaya koyarak, "Devler Ligi"nde çeyrek finale yükselen sarı-lacivertliler, İngiliz ekibine karşı tarihi bir mücadele verecek.
 
Rakibini İstanbul'da 2-1'lik skorla mağlup ederek rövanş için avantajlı bir skor elde eden sarı-lacivertliler, Londra'da da başarılı bir sonuç alarak bu önemli başarıyı elde etmek istiyor.
 
Deplasmanda her türlü galibiyet ve beraberlikle tur atlayacak Fenerbahçe, 2 ve daha fazla gol attığı tek farklı mağlubiyetlerinde de turu geçen taraf olacak.
 
Muhtemel 11
 
Sarı-lacivertliler, maç öncesi son çalışmasını dün, karşılaşmanın oynanacağı Stamford Bridge Stadı'nda yaptı.
 
Teknik direktör Zico'nun gribal enfeksiyon geçirdiğini bildirdiği Maldonado'nun yer almadığı antrenmana sarı-lacivertliler ısınma ve pas çalışmalarıyla başladı. Sarı-lacivertliler daha sonra yan top çalışmalarına döndü.
 
Brezilyalı çalıştırıcı Chelsea karşısında sahaya süreceği ilk 11'de, klasik kadrosundan değişiklikler yapabilir.
 
Antrenmanın başında as futbolcularına sarı yelek dağıtan Brezilyalı teknik adam, idmanda as kadrosunda hasta olan Maldonado'nun yerine Selçuk'u görevlendirirken, Uğur ve Kezman'a sarı yelek vermedi.
 
Zico, Uğur ve Kezman'ın yerine Kazım ve Semih'e sarı yelek vererek bu iki futbolcuyu as takıma dahil etti.
 
Zico'nun antrenmanda denediği kadroya göre sarı-lacivertlilerin Chelsea karşısındaki muhtemel 11'i Volkan Demirel, Gökhan, Edu, Lugano, Vederson, Kazım, Selçuk, Aurelio, Deivid, Alex ve Semih'ten oluştu.
 
Öte yandan, ağrıları artan Roberto Carlos'un antrenmanı tamamlayamadığı öğrenildi.
 
Sarı-lacivertli ekipte, sarı kart sınırında bulunan Lugano, Kezman, Deivid ve Selçuk, forma giymeleri ve birer kart daha görmeleri durumunda yarı finale çıkıldığı taktirde cezalı duruma düşecek.
 
Chelsea'de kaleci Cech yok
 
Chelsea'nin Çek kalecisi Petr Cech'in antrenman sırasında yüzünün yaralanması nedeniyle ameliyata alındığı, bu nedenle maçta forma giyemeyeceği açıklandı.
 
Chelsea Kulübü'nden yapılan açıklamada, ayak bileğindeki sakatlık nedeniyle 9 maçtır sahalardan uzak olan Cech'in hafta sonu yaptığı antrenman sırasında dudakları ve çenesinin yaralandığı ve pazar günü ameliyat olduğu bildirildi.
 
Maçta Cech'in yerine, yine İtalyan Carlo Cudicini kaleyi koruyacak.

Stamford Bridge Stadı'nda TSİ 21.45'te başlayacak Chelsea-Fenerbahçe karşılaşmasını Alman hakem Herbert Fandel yönetecek. Fandel'in yardımcılıklarını ise Carsten Kadach ve Volker Mezel yapacak. 

Karaborsada bilet fiyatları uçtu
 
Maç için Fenerbahçeli taraftarlara ayrılan biletler, karaborsada çok yüksek fiyatlara satılıyor. Normal fiyatı 45 ve 48 İngiliz Sterlin'i olan biletlerin karaborsadaki fiyatları 1000 sterline varıyor.
 
Karşılaşmada Fenerbahçe için ayrılan tribünden 3 bin sarı-lacivertli maçı izleyebilecek.
 
Ali Şen: "0-0 olur"

Fenerbahçe Kulübü'nün eski başkanı Ali Şen, sarı-lacivertli ekibin Chelsea karşısında 0-0'lık beraberlikle turu geçeceği düşüncesini yineledi.
 
UEFA 1. Asbaşkanı Şenes Erzik de, maçın, karşılaşma içinde sarı-lacivertli takımın aksilik yaşamaması halinde berabere biteceğini düşündüğünü söyledi.

Nis. 6, 2008

BARİ MAÇI SATTIĞINI BU KADAR BELLİ ETME

Hakem kararlarının skoru etkilediği bir maça tanık olduk. Hakan Sivriservi, tek taraflı verdiği faul ve sarı kartlarla Kayserisporlu futbolcuların direncini kırdı.
1- Saidou’ya protesto amaçlı topu yere vurduğu için sarı kart gösterdi. Aynı hareketi yapan Deivid ve Aurelio’ya uyarı bile yapmadı.
2- Verdiği komik penaltı kararıyla

saha içinde ısınan havayı serinletti. Deivid, Koray’ın önünde kendini yere bıraktı.
3- Yardımcı hakem Serkan Çimen sakatlandığı için ikinci gol öncesi hizayı iyi alamadığından Semih’in ofsayt pozisyonunu tespit edemedi. Yardımcı Çimen, müsabaka içinde 4. hakemle yer değiştirilmeliydi.
4- İkinci gol atıldığında uzatma olarak gösterilen 5 dakikalık süre dolmuş ve maç bitmişti. Hakemin top Deivid’in ayağına geldiği sırada müsabakayı bitirmesi gerekirdi.
Sonuçta Hakan Sivriservi bu müsabakada oyunun skoruna direkt etki yaparak şampiyonluğa oynayan diğer takımları üzüntüye sevk etti.

Penaltı değildi, gol ofsayttı / Bülent Yavuz - Akşam

Hakan Sivriservi, dün akşam Şükrü Saracoğlu Stadı’nda adeta şov yaptı!..

Çarşamba günü aynı statta dünya devi Chelsea’yi deviren Fenerbahçe’nin mağlup olmasına hakemin gönlü razı olmadı!..

Verdiği vermediği kararlarla maça damga vuran Sivriservi’nin temel beş kararını ders niteliğinde hakemlere göstermek lazım.

1) Saidou’nun normal ikili mücadelede rakibinden topu almak için yaptığı hareket normal ve sadece faul olmalıydı. Hakem faulün yanında Saidou’ya bir de sarı kart gösterdi. Sarı kart gereksiz ve yanlıştı.

2) Kayserispor’un en çalışkan oyuncusu Ragıp, Roberto Carlos’un önündeki topu tereyağından kıl çeker gibi aldı. Ne temas var ne de bir ihlal. Hakem hem faul verdi, hem de Ragıp’a sarı kart gösterdi. Oysa ne faul vardı, ne de kart...

3) Deivid’in yere düşmesine hakemin beyaz noktayı gösteren işareti hemen herkeste soğuk duş etkisi yaptı. Bu düşmenin penaltıyla yakından uzaktan ilgisi yok. Tipik ceza alanı içerisindeki ikili mücadelelerden biriydi. Ah Hakan ah! Nasıl böyle bir hata yaptın!

4) 68. dakikada Vederson, rakibine öyle bir tekme atıyor ki, kırmızının babası olması gerekirken, sarıyla adeta ödüllendiriliyordu. 90+5’te gelen gol görüntülere göre ofsayt kokuyor. Kanaatime göre yardımcı hakem Serkan Çimen, ofsaytı atladı. Atlaması da normaldi. Çünkü son on dakikayı sakat sakat oynadı. Bu süreçte verdiği kararların doğru olma şansı var mıydı ki? Canıyla mı uğraşsın, topla mı? Dördüncü hakemi niye verirler, işte böyle durumlarda hakemin yerine veya yardımcı hakemin yerine geçsin diye.. Çal düdüğü Hakan, daha ne duruyorsun. Sakatlanan hakemi dördüncü hakem ile değiştirsene.

5) “.90+5.11” Gol atıldığı zaman ekranın sağ üst köşesindeki maçın dakikasıydı. Hakem beş dakika uzatma vermişti. Ekrana göre 11 saniye geçmişti. Yani maç bittikten sonra gol yapılmıştı. Kimine göre kural hatası, kimine göre maç uzatmalar oynanırken hakem kronometresine ilave etmişti. Maçın hakemi resmi kronometrecidir. İlave sürelerine ilave ekleme olmaz. Hakem saatini durdurur, sadece geriye kalan süre tamamlanır. Burada hakeme saygı duymak gerekir. Çünkü iki saat ile maçı kontrol ediyor.

Büyükşehir Belediye-Beşiktaş maçında Bobo’yu oyundan attın ki bana göre haklı bir atıştı. Ancak o maçta önemli hatalar yapan hakem Sivriservi’ye akabinde Denizli-Gençlerbirliği maçı verildi. Yetmedi Fenerbahçe-Kayserispor maçında da görev aldı.

Hakeme dua etsin / Ahmet Çakar-Sabah

İki hafta önce aynı hakem İstanbul BŞBBeşiktaş maçını yönetmişti. Neredeyse verdiği her karar doğruydu. Bobo'yu atmış, hemen hemen tüm basın kendisini desteklemişti. "İşte benim Türk hakemim" diyordum. "Büyükküçük takım ayrımı yapmadan, gerekirse en yıldız futbolcuyu bile oyundan atabilen hakem istiyoruz" diyordum.
Ama dün geceki Hakan Sivriservi, Türk hakemliğine belki de uzun yıllar konuşulabilecek kötü bir gece armağan etti. Belki de bu sezonun ilk dörtteki sıralamasını değiştirdi. Belki şampiyonu değiştirdi. Ama bugünlere kadar iyi kötü gelen Türk hakemliğine büyük zarar verdi. Daha da ağır söylüyorum: Fenerbahçe dün gece kazandıysa, yatsın kalksın hakeme dua etsin.
Verdiği penaltı inanılır gibi değil. Eğer Deivid ile Kayserisporlu defans oyuncusunun teması penaltı ise, bir maçta en az 300 tane penaltı olur. İki hafta önce Bobo'ya gösterdiği kırmızı kart yüzde yüz doğru idi. Ama dün gece Vederson'un yaptığı harekete bir baksın. Baksın ki, Vederson rakibinin kaval kemiğine nasıl basıyor. Ama aynı Vederson'a kırmızı kart gösteremiyor.

YA FENER'E AYNISINI YAPSALAR!
Verdiği ve vermediği sarı kartların bir kısmı yanlış. Faullerde önemli tespit hataları var. 5 dakika uzatmanın sonunda top orta sahada ve maçı bitirebilecek durumunda iken, yine akını yaptırdı. Bundan dolayı fazla bir eleştirim yok. Ama Semih'in attığı son saniye golünde de halen bir ofsayt şüphem var. Kabul edilebilir ki, Fenerbahçe son 15 dakika dışında uyurgezer gibiydi. Beyinler sanki hâlâ geçmiş ve gelecek Chelsea maçlarında gibiydi. Kötü oynadılar, konsantre olamadılar, kötü gol yediler. Ama sonuçta maçı kazandılar.
Bu maç belki de Fenerbahçe'ye şampiyonluğu getirecek. Ama siz değerli okuyucular bu satırları okurken, başta Galatasaray, Beşiktaş ve Sivasspor camiaları ayakta olacaklar. Çünkü bir hakemin ligde 4 takımı ilgilendiren bir kaderi nasıl değiştirebilecekse öyle değiştirebildiğini gördük dün gece. Sonuçta Fenerbahçe kazana kazana devam ediyor. İki Chelsea maçı arasında Kayseri gibi bir takımı yenmek inanılmaz büyük avantaj.
Son sözümüz Fenerbahçe taraftarına:
Ya birkaç gün sonra Londra'da bir Avrupalı hakem çıkar da, Fenerbahçe'ye Hakan Sivriservi'nin dün gece Kayserispor'a yaptığı muameleyi yaparsa neler hissedersiniz?

Hakemle kazandılar / Erman Toroğlu-Hürriyet

G.SARAY da Beşiktaş da kötü oynadıkları maçları kazanıyorlardı. Ama Fenerbahçe kötü oynadığında kaybediyordu. O da ilk defa dün kazandı. Kendisi mi kazandı?

Net bir şekilde söyleyeyim; hayır. Hakemle beraber kazandılar. Diyeceksiniz ki: "Bu kadar iddialı bir cümle olur mu?" Evet, olur. Çünkü 20 dakika sonra Fenerli bütün futbolcular hakemin ne yapacağını, ne yapamayacağını anladılar, avuçlarının içine aldılar. Top gibi oynadılar. Hedeflerine ulaştılar.

Hani var ya, son moda kırılma noktaları... F.Bahçe maçındaki noktalar kırılma mırılma değil, maçın çatırdayıp bir taraftan diğer tarafa verildiği dakikalar var. Mesela penaltı. Uzaktan yakından ilgisi yok. Şöyle söylemek lazım. Aynı penaltıyı Kayserispor’un lehine verseydi, F.Bahçeli oyuncular ne yapardı, merak ediyorum. Semih’in attığı gol ofsayt. Maçın bitiş süresine bir daha bakmak lazım. Devam doğru mu, yoksa kesmek mi doğru? Ama doğru olmayan tek şey, hakem. Bobo’yu attı ya, şimdi kahraman oldu, üst üste maç veriyorlar!

Sarıyla kurtardı

Aslında Kayserisporlu futbolcuları tebrik etmek lazım. Onlar sinirlenmediler. Ama Vederson sinirlendi. Belki de yaptığı hareket kırmızılıktı. İnce bir sarıyla kurtardı. İki takımı, tekniği taktiği konuşacağız ama maalesef hakemle başlıyoruz.

Sarı lacivertliler Marco-Maldonado oynayınca ileride çoğalamıyorlar. Tamam, Kezman koşuyor, çabalıyor ama bir yere kadar. İstediği topları da alamıyor. O da tamam. Ama sen Kayseri’ye mağlupsun veya beraberesin, o zaman Kezman’la Semih’i çift santrfor yap, Maldonado’yu kenara al. Tek Marco o alanı kaldırır. Hatta daha da iyi olur. Maldonado öyle bir oyuncu ki, sağdan alıyor, sola veriyor, soldan alıyor sağa veriyor. Ne kokuyor, ne bulaşıyor. Ne suya, ne sabuna. Diklemesine çok nadir oynuyor. Cennetlik canını cehenneme sokup, şöyle bir rakip defansa batma girişiminde bulunmuyor. Ama diyoruz ki, hala yeni. Olabilir. Hazır değil. Olabilir. Bakalım hazır olunca ne olacak?

Eliyle verse miydi!

Carlos’un maç eksiği 20 dakika sonra sırıtmaya başladı. Kayserispor, az adamla hücum etmesine rağmen Fenerbahçe oyun sisteminden dolayı sarı lacivertli defans geride onlardan hep iki veya üç fazla kaldılar. Bu görüntü haliyle F.Bahçe’nin hücum gücünü zayıflattı, etkisizleştirdi. Dün şunu net bir şekilde söyleyebilirim. Ortadan çalan, cesaretle hareket eden, pansuman yapmayan bir hakem olsa, Fenerbahçe kesinlikle bu oyunuyla galip gelemezdi.

Sarı lacivertlilerde Chelsea maçı yorgunluğu var mı? Var. Ama ikide bir Avrupa maçı oynamadan lig maçı tehir edilsin lüksünü artık bırakalım. Nitekim federasyon da doğru bir kararla maçı ertelemedi.

Kayserispor daha önceki maçlara göre daha bir derli toplu futbol oynadı. Fenerbahçe maçı ne de olsa vitrin. İyi bir Gökhan Ünal’ı Kayserispor arıyor. Ama onun da sakatlığının bu kadar uzun sürmesini anlamak mümkün değil. Yoksa sakatlık başka yerlerde mi?

76. dakikada bütün stat "Satılmış Kayseri" diye bağırmaya başladı. Anlamak mümkün değil. Bir takımın sahaya çıkıp çatır çatır mücadele etmesi kötü bir şey mi? Kasımpaşa da Ankara’da OFTAŞ’ı yendi. Onlar da aslanlar gibi mücadele ediyor. Ne var yani, Kayseri çıksın elleriyle maçı verse miydi?

HABER 7