Eyl. 7, 2008
SEVSİNLER SENİ AYDIN DOĞAN
Başbakan Erdoğan bugün de Aydın Doğan'a demediğini bırakmadı. Erdoğan, saldırıların arkasında ne olduğunu açıklaması için Doğan'a bir hafta süre verdi ve.. Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bugün Türkiye, özellikle dünya ilişkilerinde korku refleksiyle hareket eden bir Türkiye değildir'' dedi. Erdoğan, AK Parti Bayrampaşa İlçe Teşkilatı'nın Bayrampaşa Spor Kompleksi'nde düzenlenen 3. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşmada, kongre ve ramazanın birlik ve beraberliği artırması dileğinde bulundu. Konuşmasında, gençleri ve kadınları şükranla andığını ifade eden Erdoğan, onların AK Parti siyasetine yaptığı katkının paha biçilmez olduğunu söyledi. Türkiye'de siyasetin gençler ve kadınlar sayesinde kirlerinden arındığını, milli iradenin de onlar sayesinde daha güçlü tecelli ettiğini ifade eden Erdoğan, toplumun tüm renklerini, bütün desenlerini AK Parti çatısı altında toplayan bu coşku ve heyecanın Türkiye'deki siyasetin nabzının nerede attığını açıkça gösterdiğini kaydetti. AK Parti'nin kurulduğu ilk günkü heyecanı ve samimiyeti bugün de koruduğunu, gittikleri tüm il ve ilçelerde bu heyecanı, azmi ve sevdayı gördüklerini belirten Erdoğan, ''AK Parti sevdasının Türkiye sevdası olduğunu'' ifade etti. Erdoğan, AK Parti'deki azim ve kararlılığın Türkiye'yi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkarma azim ve kararlılığı olduğunu dile getirdi. Kadrolarının bu çizgiden sapmadan ülkenin yollarını aydınlatmaya devam edeceğini ifade eden Erdoğan, ''Sizlerden ricam şudur; gözünüzü, gönlünüzü ihtiyaç sahiplerine karşı sürekli açık tutun. Milletimize karşı borcumuz, ona hakkıyla hizmet etmektir. Zira millete efendilik yoktur, millete hizmet etmek vardır. Biz bu milletin hizmetkarıyız, efendisi değiliz ve bu yolda devam edeceğiz'' diye konuştu. -''TÜRKİYE KABUKLARINI KIRIYOR''- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başkalarının siyaseti rekabeti siyasi çatışma olarak görebileceğini, ama kendilerinin tek derdinin insanlara ve ülkeye hizmet etmek olduğunu söyledi. AK Parti bünyesinde siyasetle meşgul olan kişilerin cevaplaması gereken en önemli sorunun ''Bu ülkeyi dünya üzerinde nereye layık gördükleri'' olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Başkalarının yaptığı gibi kendimizi bu ülkede hangi konuma layık gördüğümüz değildir. Özgüven sorunları olanlar, kendilerine güvenmeyenler Türkiye'yi de kendi dar zihinlerine mahkum etmek istiyorlar. Türkiye ise kabuklarını yeni ve güçlü bir Türkiye için kırıyor. Bugünün Türkiyesi, dünya ilişkilerinde korku refleksi ile hareket eden bir Türkiye değildir. Bugünün Türkiyesi, 'Acaba başkaları ne der' diye sözünü yutkunan bir Türkiye değildir. Bugünün Türkiyesi, Kafkaslar'dan Orta Doğu'ya, Balkanlar'dan Orta Asya'ya dost halkasını alabildiğine genişleten, dostluğu her ülke tarafından talep edilen bir Türkiye'dir. Eski korkularla hareket edenler, Türkiye'nin ufkunu daraltmak isteyenler ne yeni dünyanın gerçeklerinden haberdardır ne de Türkiye'nin kazandığı özgüvenden ve güçten haberdardır.'' -''TÜRKİYE, ARTIK GÜNDEM BELİRLEYEN BİR ÜLKEDİR''- Erdoğan, Türkiye'nin son dönemde dış politikada uluslararası ilişkilerde artık gündemi geriden izleyen, gündeme ayak uydurmaya çalışan bir ülke olmadığını belirterek, ''Türkiye, artık gündem belirleyen bir ülkedir'' diye konuştu. Son birkaç ayda komşu bölgelerde gelişen olaylara karşı Türkiye'nin nasıl bir tavır takındığını, gündemin oluşmasına nasıl katkılar yaptığının görüldüğünü dile getiren Erdoğan, Gürcistan ile Rusya arasındaki krizde iki tarafın da güvenini sağlayacak şekilde sürece müdahil olduklarını söyledi. Suriye ile İsrail arasındaki dolaylı görüşmelerde de yine iki tarafın tam güvenini kazanmış şekilde müzakereleri sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, perşembe günü Şam'da katıldıkları ''İstikrar için Diyalog'' başlıklı zirve toplantısında da bölgesel meseleleri değerlendirdiklerini kaydetti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Her konuda, her sorunda Türkiye artık yapıcı katkısı aranan, süreçlere katılması istenen bölgesel ve küresel bir aktör haline gelmiştir. Desteği, katkısı aranan bir ülke haline gelmek durup dururken olmuyor. Ziyaretler yapmakla, diyalog kurmakla, işbirliklerini geliştirmekle oluyor. Tarafların güvenini kazanmak, ara bulucu ve aracı olmak durup dururken olmuyor. Sağduyulu hareket etmekle, dengeli ve ölçülü olmakla, dürüst ve samimi davranmakla oluyor.'' Erdoğan'ın diğer açıklamaları şöyleydi: Gençlerimizin ve kadınlarımızın AK Parti siyasetine katkısı anlatılamaz. Türkiye'de siyaset sizin sayesinizde kirlerinden arındı. AK Parti kurulduğu heyecanı ilk günden beri yaşıyor yaşatmaya devam ediyor. Gittiğim her yerde bu azmi görüyor ülkem adına gurur duyuyorum. AK Parti'nin heyecanı Türkiye'ye hizmet etme kararlılığıdır. Bunun adı Türkiye sevdasıdır. millet hizmet aşkıdır. Ramazan ayı İstanbul'a ayrı bir güzellik katıyor. Gelecek zamanlar daha aydınlık olacak. Size tavsiyem şudur. Gözünüzü gönlünüzü ihtiyaç sahiplerine karşı sürekli açık tutunuz. Millete efendilik yoktur. Biz bu milletin efendisi değil hizmetkarıyız. Kenidlerine güvenmeyenler Türkiye dar kabuklarına mahkum etmeye çalışıyorlar. Bugünün Türkiye'si acaba başkaları ne der diye sözünü yutkunan bir Türkiye değildir. Sözü dinlenen bir ülkedir. Türkiye artık herkesin dostluğunu arzuladığı bir ülkedir. Türkiye artık gündem belirleyen bir ülkedir. Son 1 ay içinde bölgemizde yaşanan olaylarda bunu en açık şekilde görebilirsiniz. Gürcistan, Suriye, İsrail, İran.. Türkiye artık küresel bir aktör haline geldi. Kafkasya'da ortadoğu'da tarafların güvenini kazandık. Bu durup durruken olmuyor. Uluslararası dünyada sözünüz ne kadar dinleniyorsa gücünüz o kadardır. Demagoji siyaseti yapmanın zamanı çoktan geçti. Milleti aç bırakarak Milliyetçilik yapmak çoktan geçti . Türkiye'nin yeri alt kümeler değil süperliktir. Hamasetle körelmiş zihniyetin Türkiye'ye faydası yok. Bu kervana dahil olmayanlar sadece bakmak yetinecek. Üç tarafı denizlerle dört tarafı düşmanlarla çevrili bir ülke kompleksi artık yok. Büyük ülkelerin kompleksi yok. Düşman üreten değil dost üreten bir yönetim iş başındadır. İnancına güvenmeyen inanç hürriyetinden korkar. Düşüncesine inanmayan düşünce hürriyetinden korkar. Biz ne inancımızdan ne düşüncemizden korkuyoruz. Emin adımlarla yolumuza devam ediyoruz. Kendi kabuğumuzda yaşasaydık özgürlükler olmazdı. Taşradaki vatandaşımız bile gözünü dünya ülkesi olmaya dikmişken Ankara'daki birileri bizi bu yoldan döndüremez. CHP, AB konusunda bilgi veme talebimizi yanıtsız bıraktı. Cumhurbaşkanının milli maçı izlemeye gitmesi sizi bu kadar niye rahatsız ediyor. Biz herşeyin masada çözülebileceğine inanıyoruz. Masada.. Bunlar proble çözemez, problem yaratır. Onun için bunlara yönetim bırakılmaz. Biz en alt kademeden beri problem çöze çöze geldik. Bizim hedefimiz insanı yüceltmek. "Ne dedik insanı yücelt ki devlet yücelsin" AK Parti hiç bir zaman dar bir zümre partisi olmayacak olmadı. Bayrampaşa Cezaevi'nin yerine Bayrampaşa'ya ve İstanbullulara layık bir tesis yapacağız. Bir konuyu daha söylemek zorundayım. Sayın Doğan dün bir yazılı cevap verdi. Bu hamur çok daha su kaldırır. Aydın Doğan'ın Genel Yayın Yönetmeni insani duyguları sömürenleri yazmayalım mı diyor. Yaz da. Doğruları yaz. Yalan ve iftira yazma.. Dün belegeden bahsediyordunuz. Bir gecede buharlaşıverdi. Şimdi yarım ağız Başbakanlığa verildi diyor. AYDIN DOĞAN'A ÇOK SERT CEVAP Sayın Aydın Doğan iddia sahibi ben değilim diyor. Sayın medyam sadece bilgi veriyor diyor. Hukukta yataklık etme diye bir şey var. Şu anda iftiraya yataklık ettiğinin farkında mısın? Başbakanlığın basın danışmanı var. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanına iftira atmanın ne denli çirkin olacağını bilmiyor musun? Tutanak dediğiniz üzerinde rakam ve imza bulunmayan bir makbuz. Yayınlsanıza delil varsa. Bu tutanak dediğiniz şey bu mu? Mahkeme safhasındaki bir konu için ortaya attığınız şeye bakın. Senin Genel Yayın Yönetmenin hala başbakanlık derken sen niye başbakan diyorsun. Yalanında niye devam ediyorsun? Basın özgürlüğü iftira atmak değildir. Doğan Baykal'ın NTV'nin yaklancısıyım diyor. Baykal'a sorunca da ben Aydın Doğan medyasının yalacısıyım diyor. Tayyip Erdoğan hiç bir zaman yanlış yapanın yanında olmaz. Suçluyla masumun ayrılacağı yer mahkeme salonlarıdır. Önce birini suçlu ilan edeceksiniz sonra sonra aklanınca susacaksın. Aydın Doğan2ın ne acelesi var. Bunun altında ne var açıklayın. Telaşınız niye? Size bir hafta süre.. Gelecek hafta kongrelerle ilgili gelecek hafta yine İstanbul'dayım. Açıkladın açıklamadın ben açıklayacağım. RTÜK Başkanı ile ne işiniz var. Peşinen niye suçlu ilan ediyorsunuz. CNN'in karasal yayıncılık işi ile ilgili alakası var mı? Alman makamları Türk hükümetinin baskısı yok diyor. Böylemi gazetecilik yapıyorsun sen. Özgür basını susuturmak istiyormuşuz. Böyle cevap mı olur? Kimseye bu yazdıklarını yutturamazsın. Hilton'un soununu belediyenin sorunu olduğunu biliyorum diyor. Belediyenin sorunu da niye bana geldin. Niye bana ricada bulundun? Sayın Aydın Doğan kovaladığın iş hakkın değil. Çevreci Doğan.. Gazetelerinde çevreci çevreci diyorsun ya.. çevreci Doğan sevsinler seni.. Ben bu kadar parayı burayı otel yapmak için mi verdim. Aynen bunu söyledi. Bugüne kadar bunlar böyle zengin oldu. Önce köşeye sıkıştırılar. Köşeye sıkıştırılınca da iş biter. Sadece konu bu değil. Bu hamur daha su kaldırır dedim ya.. Bundan sonra bizi izlemeye devam edin. Bundan sonra Doğan yazacak biz açıklayacağız. Doğan yazacak biz açıklayacağız. Böylece kara kaplı defterleri açığa çıkacak. Sen hakaret ve iftira atacaksın tek sermayesi konuşmak olan biz susacağız öyle mi? Biz onlar eteklerinde bütün taşları döksün diye bekledik. Her türlü iddiayı cevap bekledik, şimdi cevap vereceğiz. Bizim amacımız 3Y ile mücadele.. Sayın Doğan sana demokrasi ile ilgili bir şey daha söyleyeyim. Gazeteci demek eleştirilmemek değildir. Senin köşe yazarların var silahşörlerin var. Maaşlı paralı silahşörlerin var. Sen önce git cevap hakkına saygı ne demek onu öğren. Cumartasi pazar dışında gel bunu konuşalım. Cumartesi pazar bunun takipçisi olacağız. Hafta içinde doğrular yazılmazsa cumartesi günleri hesabını sorarız." AYRINTILAR GELECEK HABER 7
0 yorum yazılmıştır